ŞÖLEN

 

Bir megafon yükseliyor içimden göğe.

Bir saksafon çalıyor parıltılı geceye.

Muştuluyor haberimi.

Yıldızlar işitiyor dans etmeye başlıyor gecenin melodisinde.

Karanlık yasını bırakıyor, meşke başlıyor, eğleniyor neşeyle.

Sesleniyorum,

Diyorum ey gam yükü kurtuldum senden.

Diyorum ey kederli barınak çıktım içinden.

Diyorum, ey armonika çal hadi benim için.

Toplaşın Notre-Dame’ın Çingeneleri,

Toplaşın ey çancılar

Şimdi söyleşmek, eğleşmek vakti…

Diyorum, dünyanın en ilkel ama en bilge kabileleri

Sizi seviyorum.

Şimdi diyorum, tüm galaksileri alt üst etmek vakti.

Artık melankoli bulutu dağıldı.

Artık, toz bulutlarıyla haşır neşir bulup kocakarı ilaçları, büyücü iksirleri

Elde etmeli.

Diyorum ki, mağara insanın içindeymiş ve insan kendi mağarasının içindeymiş.

Diyorum ki,

Belki de Platon kendi mağarasından çıkmış ve kendindeki ışığı keşfetmişti.

Belki de ne mağara ne de o gölgeler var idi.

Belki de hepsi onun hayaliydi.

Ve insan hep hayalini resmederdi.

Hakikat eylerdi.

Diyorum ki, Platon’un talihinden ne hisse düştü ki içime.

Neşeliyim, selam edelim Platon’a da.

Diyorum, gelin ey kervanlar,

Gelin uğrayın hanıma, konaklayın benimle.

Bugün diyorum çok keyfim yerinde.

İşitin istiyorum, cümlesi haberdar olsun.

Cümlesi neşeyle kuşansın.

Ben diyorum, neşe libası giyindim üzerime

Gam hırkamı çıkardım artık.

Ve romantik Rilke’ye sesleniyorum.

“Gel beraber bir komedi söyleyelim,

Bırak artık ağıt yakmayı.”

Romantik Rilke bana roman havası oynamayı teklif ediyor,

Ben bilmem, diyorum

Tarih tekerrür ediyor.

Ben sana öğreteceğim, diyor.

Biz iyi bir pazarlık yapacağız, diyor

Sen bana neşece,

Ben sana romanca.

Kabul ediyorum onun o asil teklifini.

Ve havada uçuşuyor gülüşmeler.

Diyorum ki Rilke’yi ekledik düşlerimize.

Bir Cevap Yazın