Okumak Üzerine

“Biraz yorgunum, kavgaları birikiyor insanın
Her uzvundan ayrı taşıyor acısı zamanla
Yaşımdan yorgun yaşımdan telaşlıyım bugünlerde”

Ne güzel demiş Erdem Bayazıt, kavgaları birikiyor insanın, ömür mücadele ve telaş içinde geçiyor.
İş için, ekmek için, yaşamak için sabah koştur koştur çıkılıp akşam yorgun argın dönülüyor eve. İşe yetiş, eve yetiş, aşka yetiş, varsa çocuğuna yetiş… Ama kendine de yetiş. Geç kalma! Bu koşturma bu telaşe hiç bitmeyecek. Ömür bitecek, kavgalar bitmeyecek hayatla çünkü.

İnsan kendine kalmalı, kendini dinlemeli, kendiyle zaman geçirmeli.
Oturup ruh haline göre bir film seçmek, zevkle, iştahla yeni bir tarif denemek, içini açacak onu besleyecek bir müzik dinlemek, yeni bir kitaba başlamak ya da o naif, o ruha dokunan şiirlerden bir kaçını açıp okumakta buna dahil. İşte benim bildiğim en güzel yol, okumak. İnsan ancak okuyarak aşabilir kendini.

“ Az insan, az ses, çok kitap, çok huzur. “
Toprağa basıp enerji atarcasına ortasından açıp bir kitabı, kağıdın kokusuyla yatışmak.

Mesela, Anne Frank olmak okuyunca, bir savaşın ortasında bularak kendini, korkunçluğuyla hayretler içinde kalmak. Kürk Mantolu Madonna okurken Sabahattin Ali’yi kıskanmak, bu kitabı keşke ben yazabilseydim diyerek. Ve ya Zweig’e hayran kalmak, sanki insanın içini açmış da yazmışçasına tahlilleriyle hikayelerinde kendinden bir şeyler bulmak. Hepsinin tadı damağında kaldığında, onlarla başka bir hayatın var olduğunu anladığında iyileşeceksin. Okuyarak şifa bulacaksın insanoğlu.

Dışarıda koca bir dünya var ki bizim okul-ev veya iş-ev ikileminin dışında, süslü mağazalarla dolu caddelerden uzakta, yetişemediğimiz, keşfedemediğimiz, gidemediğimiz dolulukta.
“Dünyaya yetişmek için oku, her şeyi oku”
Kör olmak nasıldır, Frida olmak nasıldır, Nazım şiiri nasıldır, Hitler Almanyası nasıldır, İran’da kadın olmak nasıldır? Oku.

Doğamadığı çağı okuyarak keşfedebilir insan, görmediği savaşa tanık olabilir, hiç aşık olmadan bir şiire ağlayabilir. İhtiyacı olduğu anda rastlar belki iki güzel cümleye. Altını çizip güç almak ister. Değişmek ister, gelişmek ister, öğrenmek ister. Hatta unutmak ister kafasındakileri.

O yüzden eksiğini tamamla, yanlışını düzelt, gözünü aç, harekete geç diyen kitaplar sarsın etrafını. Çünkü zamanla onlara dönüşeceksin.

Bırak iyilik, güzellik çıksın içinden.

Bir Cevap Yazın