KUANTUM MEKANİĞİ

Şu ana dek evrenin nasıl oluştuğu ile ilgi sayısız çalışmalar mevcut. Bu inançla hareket eden sayısız bilim insanı azimle çalışmalarına devam etmekte. Evrendeki diğer gezegenler ve canlılar üzerine birçok teori ortaya atıldı ve bunların çoğu kanun haline dönüştü. Teoriler o ilk başlangıca doğru ulaştığında konular gitgide karmaşık bir hal alıyor. Oraya ulaşabilecek kadar harika teknolojiler üretildi. En basit şekilde bakacak olursak gezegenimizin bir fotoğrafı var. Mikroskobik boyuttan makroskobik alanlara olan yolculuktan söz ediyorum. Tüm bunların hepsi gerçeklik kavramımızı yeniden sorgulama çabası sayesinde. Bu kavramlara Kuantum Mekaniği diyoruz.

Kuantum Mekaniği tüm atomların, yıldızların, gezegenlerin, yapıtların ve hepimizin içindeki en ufak parçalara hükmediyor. Kuantumun günlük hayattaki etkisini fark etmeyiz. Ama bakılması gereken yeri bilirseniz görürsünüz. Tek yapmanız gereken bakış açınızı değiştirmek ve atomların moleküllerin içindeki derinliğe inmek. Kuantum Mekaniğini anladığınız anda dünyaya bir daha aynı gözle bakamazsınız. Gezegenlerin güneşin etrafında dönüşüne hükmeden yasaları , bir topun gökyüzünde nasıl kavis çizdiğini, havuzun yüzeyinde dalgaların nasıl hareket ettiğini birçok formülün sadeleştirilmiş hali ile çözdüğümüzü düşünüyorduk. Bu formüllerin hepsi klasik mekaniğin denklemlerinden çıkıyor. Bu denklemler sayesinde maddenin davranışı hakkında önceden bilgi sahibi olabiliyoruz.

Kuantum sıçraması tanımından, çift yarık deneylerine varan tartışmalarla dolu Kuantum Mekaniğinden söz ediyorum. Peki, molekül nasıl dalga olabilir? Dalga dalgadır, molekül moleküldür deseniz de molekül dediğimiz aslında bir dalga. Dalgalar moleküllerden oluşur, ancak dalga bir molekül değildir. Kaya dalga değildir, kaya kayadır 🙂 Yani kaya bir moleküle örnektir, dalgada okyanus dalgasına. Şimdi birileri çıkıp size kayanın bir okyanus dalgası olduğunu söylüyor. Ama nasıl? Elektronlardan moleküle, molekülden olabilirlik dalgasına kadar kafanızı karıştırmaya niyetim yok bence bu kadarı bile yetmiştir. İşte bu kavramların ilk ortaya atılışında da bilim insanları aynı bu şekilde bir bilgi karmaşıklığı yaşadılar. Ancak tüm bu terimler deneysel verilerle nasıl doğrulanmış  ve nasıl kesin bir hal almıştır? İşte bu sorunun cevabı olasılıkla ilgili..

Kuantum Mekaniğini anlamak üzerine sizi olasılıklarla dolu yolculuğa çıkarmak için harika bir belgesel.. İzlemeden önce algınızın daha açık bir zamanda olduğunuzdan emin olun 🙂 İyi seyirler…

Bir Cevap Yazın