Başına Buyruk Dalgınlıklar

Biraz aramalı ruh katmanlarını.

Toprağın üstündeki tozu süpürüp toprak eşeler gibi.

Suyun en derinine batmış olan bir geminin içindeki sandığı arar gibi.

Karınca duası büyüklüğündeki yazıları büyüteçle okumaya çalışır gibi.

Özenli.

Uzaklara dalar gibi.

Aslında uzak sandığın şeyin yakınlığını keşfeder gibi

Ararmışçasına.

Kırılan aynadaki yansımalarını gördüğünde kendi bin parçaya bölünmüşlüğü hatırına geldi.

Parçalanmışlığı, hakikatini perdelerken, gözünü çevirdiği her yerde sahte ışıltılar, imitasyonlar gördü.

Sadece ışığın varlığıyla parlayan ışıklık vasfına sahip olmayan adeta yanıltıcı bir illüzyon gösterisi seyretti.

Bir an sahnelenen sahteliklerin gülünç bir trajediye benzediğini düşündü.

Hatta öyle olduğuna inandı.

Bir yanlışlık olduğunu düşündü.

Umursamadı ve rüyaya yattı.

Bir Cevap Yazın